Logo

Size iyi geleceğiz...


Icon

Telefon

+90 850 308 31 93

Icon

E-Posta

altunizade@isavak.org

Icon

Adres

Altunizade Mah, Kısıklı Cad. NO:51 Üsküdar / İstanbul

Bülten


Akran Zorbalığı

24 Mart 2025 Pazartesi
Blog Details

Akran zorbalığı, çocuklar ve ergenlik dönemindeki gençler arasında giderek daha fazla karşılaşılan bir problem haline geldi. En basit tanımıyla, bir çocuğun ya da gencin kendisinden daha güçsüz gördüğü birine bilerek zarar vermesi ya da onu baskı altına alması olarak açıklanabilir. Bunun neden bu kadar yaygın hale geldiğini anlamak için birkaç noktaya dikkat etmek gerekiyor. En önemlisi dijitalleşmedir.

Eskiden zorbalık daha çok okulda, sınıfta ya da sokakta yaşanırken, artık dijital dünya bu sorunu bambaşka bir boyuta taşıdı. Sosyal medya, zorbalığın fiziksel sınırlarını ortadan kaldırarak her an her yerde devam etmesine neden olabiliyor. Üstelik anonim hesaplar yüzünden zorbalık yapan kişi kendini saklayabiliyor ve bu da sorunu daha karmaşık hale getiriyor.  Şiddet içerikli videolar ve oyunlar da yanlış örnek olarak öfke problemlerini ortaya çıkarabiliyor.

Tabii ki her şey sadece dijitalleşme ile ilgili değil. Aile içi iletişimin azalması, çocukların duygusal boşluk yaşaması, şiddetin bazen normal bir davranış olarak görülmesi, çocuğun büyüdüğü ortamda şiddet figürü varsa veya sınırlar uygulanmıyorsa da zorba kimliği oluşabiliyor. Çocuklar ve gençler bazen dikkat çekmek, bazen güçlü hissetmek, bazen de sadece eğlenmek için zorbalık yapabiliyor. Ancak bu durum, mağdurlar için ciddi sonuçlar doğurabiliyor. 

Bir davranışın zorbalık olup olmadığını anlamak için; güç dengesizliği olması, tekrarlanması ve zarar verme amacıyla yapılması gerekir. Akran zorbalığı genellikle 4 farklı şekilde gerçekleşir.

Bunlar; fiziksel zorbalık, sözel zorbalık, sosyal (duygusal) zorbalık ve siber zorbalıktır.

Fiziksel Zorbalık; vurmak, çelme takmak, eşyalarına zarar vermek ve özel bölgelerine dokunmak gibi fiziksel saldırıları içerir.

Sözel Zorbalık; hakaret etmek, dalga geçmek, lakap takmak, küfretmek ve tehdit etmek gibi sözlü saldırıları içerir.

Sosyal (Duygusal) Zorbalık; dışlamak, yokmuş gibi davranmak ve birinin dedikodusunu yapmak gibi sosyal davranışları içerir.

Siber Zorbalık; hakaret içerikli mesaj atmak, izinsiz fotoğrafını çekip paylaşmak, linç etmek, yalan haber çıkarmak ve özel bilgileri yaymak gibi davranışları içerir.

Bir zorbalık olayında üç taraf bulunur: Zorbaca davranan, mağdur ve seyirci. 

Zorbaca davranan (Zorba)

Zorbalık yapan kişi genellikle kendisini güçlü hissetmek ister ya da çevresi tarafından kabul görmek için böyle davranır. Bazen öfke kontrolüyle ilgili sorunları olabilir, bazen de kendi yaşadığı sıkıntıları başkalarına yansıtıyor olabilir. Aile içindeki şiddet, sağlıksız ilişkiler ya da çevreden öğrenilen yanlış davranışlar, zorbalık eğilimini artırabilir. Dizilerden ya da oyunlardan edinilen şiddet rol modeli olabilir. Zorbalığın önlenmesi için, zorba çocuğun da destek alması gerekir. Duygularını nasıl sağlıklı bir şekilde ifade edebileceğini öğrenmesi, başkalarına zarar vermeden de dikkat çekebileceğini fark etmesi önemlidir. Ailelerin ve öğretmenlerin bu konuda net sınırlar koyması, zorbalık yapan kişinin yaptığı davranışın bir sonucu olacağını anlamasını sağlar. 

Mağdur (Zorbalığa Uğrayan Kişi)

Zorbalığa uğrayan kişi, kendisini güçsüz hissedebilir ve zamanla özgüven kaybı yaşayabilir. Ancak zorbalık hiçbir zaman mağdurun suçu değildir. Yine de bazı faktörler, bir çocuğun ya da gencin hedef haline gelmesine neden olabilir. Fiziksel veya sosyal açıdan daha güçsüz görünmesi, daha sessiz veya içe dönük olması, akademik olarak çok başarılı ya da başarısız olması, daha önce de zorbalık yaşamış olması gibi etkenler saldırıların hedefi olmasına yol açar.

Zorbalıkla başa çıkmak için mağdurun desteklenmesi şarttır. Ona kendisini nasıl savunabileceği anlatılmalı, özgüveni güçlendirilmelidir. Ayrıca, yardım istemenin bir zayıflık olmadığı, aksine önemli bir adım olduğu öğretilmelidir. Aileler ve öğretmenler, mağdur olan çocuğa her zaman konuşabileceği güvenli bir alan sunmalıdır. 

Seyirci (Zorbalığa Tanık Olan Kişi)

Bir zorbalık olayında sadece zorba ve mağdur yoktur; olayı izleyen ama müdahale etmeyen seyirciler de vardır. Seyirci olan kişi, duruma tepki göstermeyerek bazen farkında olmadan zorbalığın devam etmesine katkıda bulunabilir. Seyirciler genellikle neden zorbalığa müdahale etmezler? 

- Korktukları için, 

- Karışmamaları gerektiğini düşündükleri için,

- Zorbalıktan keyif aldıkları için,

- Popüler olan tarafa katılmak istedikleri için, 

- Ne yapacaklarını bilmedikleri için. 

Ancak seyirciler, zorbalık karşısında sessiz kalmayarak durumu değiştirebilir. Zorbanın güç bulacağı gülmek, alkışlamak gibi davranışları sergilememelidir. Güvenilir bir yetişkine olayları anlatmalı, zorbalık sırasında beklemek yerine yetkili birini çağırmalıdır. Bu çocuk veya gence harekete geçmenin değerli bir davranış olduğu öğretilmelidir. Ayrıca, bir başka arkadaşını ispiyonlama ya da zarar verme davranışı içermeyecek şekilde bir tutum sergilemeleri gerektiği öğretilmelidir.

                                                                                                                                            

Psikolog Elif Büşra Bozali Güneş