Logo

Size iyi geleceğiz...


Icon

Telefon

+90 850 308 31 93

Icon

E-Posta

altunizade@isavak.org

Icon

Adres

Altunizade Mah, Kısıklı Cad. NO:51 Üsküdar / İstanbul

Bülten


Beklemek ve Belirsizliğe Tahammül (süzlük)

24 Mart 2025 Pazartesi
Blog Details

Hayatın içerisinde birçok sorunla karşı karşıya kalınabilir. Bu sorunlar çözüme kavuşturulmak için çabalanması gereken bağlamları da içerebilmektedir. Bu bağlamlarda sık olarak  “Kötü de olsa bir belli olsa artık” ya da “ Şu belirsizlik beni sonuçtan daha çok yordu”  gibi söylemler sık olarak dile getirilen söylemlerdir . Olumsuz sonuçtan daha yorucu olduğu ifade edilen durumların beklenilen ve belirsizlik ile yüzleşilen durumlar olduğu ifade edilebilir. Bu beklenilen ve belirsizliklerle karşı karşıya kalınan durumlar günlük yaşamın neredeyse tamamını kaplamaktadır. Çünkü kişiler bir randevu, planlama oluşturduklarında dahi ortaya çıkabilecek durumlar bir an sonra başına gelecekler her zaman belirsizdir. Dolayısıyla kişi belirsizliklerle sürekli olarak yüzleşmektedir. Fakat bu kadar sık yüzleşmeye rağmen beceri bazı alanlarda daha zayıf olabilmektedir.

 

Belirsizliğe tahammülün az olduğu alanlar ve dolayısıyla sabırsızlığın sık oluştuğu alanlar daha çok önemsenen alanlar olarak düşünülebilir. Daha kontrolcü kişilerde ise genele yayılmış bir tahammülsüzlük söz konusu olabilmektedir. Burada belirsizlik ve olası engellenme hallerinin bir tehdit gibi algılanması da söz konusu olabilmektedir. Halbuki belirsizlik onu ne kadar yok etmeye çalışılırsa çalışılsın hep oradadır. Bu yok etme çabalarının faydalı olmayacağı ifade edilebilir. Çünkü dikkatin dağılıp yapılan yemeğin yanmayacağı, çocukların düşmeyeceği ya da etraflarında pervane olunsa da büyük küçük kendine zarar verecek durumlara maruz kalıp kalmayacağının garantisi yoktur.

 

Kesinlik mümkün değilken bu durumlara tahammül edememek ve kesinleştirme çabası kaygı bozukluklarına da yatkınlık oluşturabilmektedir. Burada belirsizlikleri belirli hale getirme çabasının sıklıkla negatif ihtimalleri düşünmeye sebep olduğundan bahsedilebilir. Yoğun düşünme hali de kişilerin gelecekle ilgili olumsuz ihtimallerin daha fazla olduğu yanılgısına itebilir. Zamanla abartılmış bir belirsizlik ve olumsuzluk algısı genel ruh halini kaplayabilmektedir. Birçok patolojinin de temelinde bekleme becerisinin düşüklüğü belirsizliğe tahammülsüzlüğün de yoğunluğu yatmaktadır.

 

Bu haliyle belirsizlikle mücadele etmek bataklıkta çırpınmaya benzemektedir. Çaba ve ilgilenme arttıkça zarar görme artmaktadır. Belirsizlikle mücadeleye sebep olan korkular, bu korkuları oluşturan bilişlerin fark edilmesiyle faydalı olabilmektedir. Bununla birlikte kişilerin başlarına gelen ya da gelecek olan şeyleri anlamlandırma tarzlarının da farkında olmaları süreci kolaylaştırabilir. Kişiler eğer cezalandırılacağım, baş edemem, her şey benim başıma geliyor gibi genellemelere sahip ise bu inançların da çalışılması önemli olacaktır. Benzer şekilde artan farkındalıklarla birlikte bekleme becerisinin ancak beklenerek gelişebilen bir yanı olduğu unutulmamalıdır. Bir kas gibi düşünülebilir. Bekleme, sabretme ve engellenmelere karşı esnek olma becerisinin gelişmesi ancak bu durumlara maruz kalınarak ve zamanla rahatsızlık hissine karşı kabulün artması ile söz konusu olabilmektedir.

 

Klinik Psikolog Merve Nur Gündoğdu

 

Carleton, R. N. (2012). The intolerance of uncertainty construct in the context of anxiety disorders: theoretical and practical perspectives. Expert Review of Neurotherapeutics, 12(8), 937–947. https://doi.org/10.1586/ern.12.82