+90 850 308 31 93
altunizade@isavak.org
Altunizade Mah, Kısıklı Cad. NO:51 Üsküdar / İstanbul
Ben Şimdi Kimim? : Gençlerde Kimlik Arayışı
Hayat, her mevsimin yaşandığı bir zamansa; gençlik onun baharıdır. Bu baharda birçok çiçek çıkar, tohumlar filiz verir. Genç ve her bu yoldan geçmiş fert, mutlaka bu dönem kendisi ile iyi kötü bir yüzleşme yaşar. Kışın fırtınasının hissi üzerindedir, hâlâ yaz gelmemiş içinde çalkalanmaları barındırır. Ünlü Psikolog Erik Erikson’ın geliştirdiği psikososyal gelişim evresine göre gençlik dönemin 12-18 yaş aralığını içeren ‘’Kimlik ve Kimlik Karmaşası’’nı barındıran bir dönemdir. Günümüzde biyolojik ve sosyal olarak gençlik ve ergenlik zaman dilimleri değişse de Erikson’ın bahsettiği bu gelişim evreleri bizim için oldukça önemli ve kendimizi anlamakta büyük yardımcılarımızdan birisidir. Ama kendimiz ve kimliğimizden önce sormamız gereken bazı sorular var.
Kimlik neden önemli?
Sahi hiç düşündük mü? Bir kimlik ve şahsiyet inşasından her daim bahsederiz ama nedenine pek değinmeyiz. Kişinin kimliği aidiyet hissettiği yerlerle ve değer verdiği şeylerle doğrudan ilişkilidir. Burada salt ideolojik oluşmuş bir kimlikten bahsetmediğimizin altını çizelim. Hepimizin metalaştırdığı ve ideolojikleştirdiği bir kimlik vardır, belki olmalıdır ancak o metalaştırma bizim o şahsiyeti yaşatmamız yerine önüne taş koymamalıdır. Taş koyarsa bu hayatın ve kimliğin işlevini kırar.
Kimlik, insanın hayatta değerleri ile ilişkili olarak nereden geldiği, ne yaptığı, nereye gittiği soruları ile doğrudan bağlantılıdır. Bu yüzden kişinin edindiği ve daha da doğrusu sahip olduğu kimlik onun ne yaptığını direkt olarak etkiler. Ne yaptığı da uzun vadede kimliği etkiler. Bir hata bir anda direkt kimliğin hepsini yıkmaz ya da değiştirmez, üzerine konan bir toz gibi olabilir ancak. Değişim mümkündür, kimlik karakter ile bağdaşmış bir haldedir. Ergenlik belki yorucu ama değişimin en derin ve yoğun şekilde yaşanabileceği evredir. Çocuklukta öğrendiklerini burada genç ya emer ya da tartarak bırakır veyahut öğrendiğini geliştirerek ve iyileştirerek alır.
İnançlı ya da inançsız olsun her insanın bir değeri vardır, yaşamımızı devam etmemize yardımcı olan içsel kaynaklarımızdır onlar. Genç, kendisi için neyin değerli olduğunu henüz görememiş olabilir ancak hayata devam edebilmesi onun en az bir değerinin olduğunun göstergesidir. Bu yüzden hayatta olan hiçbir insan değerinin olmadığını iddia edemez. Değer verdiği şeylerin iyi ya da kötü oluşu daha büyük mecralar olan dini, manevi ve felsefi konularla ilişkili olarak ölçülür ve belirlenebilir. Bu daha derin konuların bir tartışmasıdır ama kısaca değinmiş olalım:
Kişinin aidiyeti içerisinde yetiştiği değerleri savunuyor olsun ya da olmasın, anlamaya çalışması önemlidir. Çünkü bu yazının konusu ne kadar bireysel de olsa insan sosyal bir varlıktır. Kendi içinde yetiştiği kültürü, dini, felsefeyi, tarihini sahici ve hikmetini idrak etmek için anlamaya çalışması yaşadığı yeri daha iyi anlayabilmesine yardımcı olacak, bu karmaşada yaşanabilir bir liman sağlayacaktır.
Ergen, ailesinden ayrışma sürecindedir. Aile onun tanıdığı ilk toplumdur. Yürüyeceği daha büyük toplumun kökenini tanıması ona kendisini de anlamasında yardımcı olacaktır. Ayrışma hareketi acı içerir ama bu ne ayrıştığı yeri(yani aileyi) ne de ayrışmanın kendisini kötü kılar. Çocuğun kanatlarını açabilmesi önemlidir ancak bu yolda giderken, kendi içindeki sesi daha iyi anlayabilmeye fırsatı sağlayacağı kılavuzlara başvurması onu aydınlatacaktır. Genç, koca gökyüzünden açılabilecek güce sahip olsa da henüz gökyüzünden ve havanın değişimlerinden, fırtınalardan bir haberdir.
O güne kadar ona sunulan değerlerin iç yüzünü daha iyi görebilecek, çocuklukta edindiği bilgileri doğru ve yanlış olarak tartabilmesine olanak sağlayacaktır. Bu yüzden sahici, onun iyiliğini düşünen ailesi, onu zarardan koruyan arkadaşları, öğretmenleri ve rehberleri burada en önemli yardımcılarıdır. Kendi kökenini ve toplumunu anlamak ve sıkıştığı yerlerde güvendiği ona zarar vermeyen, kötülüklerden koruyan kişilerle hasbihal olması elzemdir. Bazen maalesef güvenilir kimselerin eleştirel yaklaşması, kötü niyetli kimselerin anlayışlı ve empatik bir dil kullanması gençlerin kafasını karıştırmakta ve kimlik arayışlarını baltalamaktadır.
Gencin kimliğini oluşturan kültür ve maneviyat kısmından sonra psikolojik noktalara ağırlıklı dönecek olursak; genç bu yolda tek geçen ve ilk geçen kişinin bu olmadığının farkına varmalı ve canını tam olarak acıtan o yeri sahici bir şekilde dinlemeyi öğrenmelidir.
Ben ne hissettim? Ne canımı yaktı benim?
Çaresiz ve güçsüz hissedebilirsin ama bu seni her şeyin ile güçsüz ya da çaresiz kılmaz. Şu an kendini anlama aşamasındasın. Hissettiğin bu duygu yoğunluğunu ilk kez yaşadığın için kafan karışıyor. Belki kendi doğrularına ters düşecek dürtüler hissediyorsun. Haklısın bunlar zor. Ama insanın artık ne sadece iyi ne de sadece kötüden oluştuğunu görmeye başlayacak bir evresindesin. Seni ne hissettiğin kimliğini belirlemez, bağlı olduğun değerler üzerinden ne yaptığın seni belirler. Seçim hakkın her zaman vardır. Ve göreceksin hayat ‘sil’ tuşuna basıp silinen harflerden ibaret değil. Her an bir harfe ister istemez basabilirsin, yanlış ve hatalar yapabilirsin. Sonra muhtemelen kaygılanıp her tuşa basmaya başlayabilirsin. Bir dur ve soluklan. Kendine izin ver, kendine kendin olmaya alan tanı. Ağlamak ve sızlamak seni olmamış kılmıyor. Kötü gitmiyorsun sadece zamana ihtiyacın var. Hayır, her şey bitmiş değil; henüz yeni başlayacak sadece… Sen şu an ona yabancısın.
Duygular yoğun, dürtüler kargaşalı ama bu zamanlar azalıp sakinleşecek. Dünya senin hataların olsa bile dönmeye devam edecek. Kimlik arayışındasın evet, ama bu kimlik arayışla da kendini sıkma. Bu, bir günde veya belli bir tarihe kadar bulmak zorunda olduğun bir şey değil. Yaş geçtikçe göreceğin bir şey. Şu an sürekli içinde taşların oynaması sadece seni korkutuyor ama bu da çok doğal.
Önce senin için nelerin değerli olduğuna o zor anlarından sonra bak; sonrasında peki asıl doğru nedir deyip onu anlamaya çalışıp yola devam et. Önce neye inandığını anla sonrasında aslında doğru olabilecek inanılması gerektiğine inandığın şeye bak. Seçimlerini nasıl buna yaklaştırabilirsin yavaş yavaş, adım adım buna daha yakından bakabilirsin.
Kendini anlamaya yönelik ‘’kendini tanıma’’ defteri tutabilirsin. Bunun kısaltımı KTD. K’nin yerine istediğini koyabilirsin ister kimlik ister kalp istersen de başka bir şey. Kendine sahici yaklaş ama. Mesele kendi cezanı kesmek değil, ne istediği hissettiğini ve senden isteneni anlamaya çalışmak. Bu yolda değer verdiklerine ve doğrularına kırmadan yormadan yaklaşmana yardımcı olmak.
Psikolog Aynur ADİLOĞLU